Araç kararı, kişisel finansta konut dışındaki en büyük kalemdir ve çoğu kişi bu kararı aylık taksit rakamına bakarak verir. Oysa kiralama vs satın alma karşılaştırması, taksit değil kilometre başına toplam maliyet üzerinden yapıldığında tamamen farklı bir tablo çıkarır. Aşağıdaki çerçeve, kendi rakamlarınızı yerine koyarak bir hesap tablosunda uygulayabileceğiniz şekilde kurgulandı.
Temel ilke şu: bir aracın size maliyeti, ödediğiniz paranın tamamı değil, geri alamadığınız paranın tamamıdır. Satın almada 800.000 TL ödeyip üç yıl sonra 600.000 TL'ye satıyorsanız, aracın "fiyatı" 800.000 değil, 200.000 TL değer kaybı artı bu süredeki tüm işletme giderleri artı paranın alternatif getirisidir.
Satın almanın maliyeti dört bileşene ayrılır: değer kaybı, fırsat maliyeti (veya kredi faizi), sabit giderler ve değişken giderler. Bu dördünü ayrı ayrı hesaplamadan yapılan hiçbir karşılaştırma güvenilir değildir.
Yeni bir araçta değer kaybı ilk yıl en yüksektir ve zamanla yavaşlar. Bu yüzden aracı ne kadar süre elinizde tuttuğunuz, yıllık ortalama maliyeti doğrudan belirler. Üç yılda satılan bir araçta yıllık değer kaybı yüksek, sekiz yıl kullanılan bir araçta belirgin biçimde düşüktür. Hesabınızı yaparken kendi modelinizin ikinci el ilan fiyatlarına bakın: aynı model ve donanımın 0 km fiyatı ile 3 yaşındaki fiyatını karşılaştırmak, gerçek değer kaybı eğrinizi verir. Bu tek adım, çoğu kişinin karşılaştırmasını baştan düzeltir.
Peşin alıyorsanız o para artık başka bir yerde çalışmıyor. Bu tutarın makul bir yatırım getirisiyle büyüyebilecek olması gerçek bir maliyettir ve hesaba yazılmalıdır. Kredi kullanıyorsanız durum daha görünürdür: ödeme planındaki toplam geri ödeme ile anapara arasındaki fark, doğrudan maliyettir. Kredi tarafında ayrıca dosya masrafı, zorunlu ürün paketleri ve erken kapama koşullarını da toplam maliyete ekleyin. Borç ödeme stratejilerini planlarken araç kredisinin faiz oranını diğer borçlarınızla aynı tabloda görmeniz, önceliklendirmeyi kolaylaştırır.
Değişken giderler kilometreyle doğrusal artar; sabit giderler ise az kullansanız da aynıdır. Bu ayrım, düşük kilometre yapan sürücülerde araç sahipliğinin kilometre başına maliyetini neden fırlattığını açıklar.
Operasyonel kiralamada aylık bedel genellikle değer kaybı, sigorta-kasko, vergi, periyodik bakım ve lastik gibi kalemleri içerir; yakıt ve cezalar size aittir. Buradaki kritik değişkenler kilometre limiti, limit aşım ücreti, iade sırasındaki hasar değerlendirme kriterleri ve erken çıkış cezasıdır. Sözleşmedeki aşım bedelini kilometre başına yazın; yıllık 20.000 km yapacakken 15.000 km'lik pakete girmek, ucuz görünen teklifi pahalı hale getirebilir.
İki seçeneği aynı birimde ifade etmeden karşılaştırma yapılamaz. Formül basit:
Toplam maliyet ÷ toplam kilometre = TL/km. Satın almada toplam maliyet = (alış fiyatı − tahmini satış fiyatı) + faiz veya fırsat maliyeti + tüm sabit ve değişken giderler. Kiralamada = (aylık bedel × ay sayısı) + peşinat + yakıt + olası aşım ve hasar bedelleri.
Aynı süre (örneğin 36 ay) ve aynı kilometre (örneğin 60.000 km) üzerinden hesaplayın. Farklı süreleri karşılaştırmak yanıltıcıdır.
| Durum | Daha uygun olan | Neden |
|---|---|---|
| Yılda 30.000+ km | Satın alma | Kilometre limiti aşımları kiralamayı pahalılaştırır |
| Aracı 8-10 yıl kullanma niyeti | Satın alma | Değer kaybı uzun yıllara yayılır |
| Nakit akışı dalgalı, öngörülebilirlik önemli | Kiralama | Bakım/arıza riski karşı tarafta |
| Peşinat, acil fonu eritecekse | Kiralama veya erteleme | Likidite korunur |
| Vergi mükellefi, gideri belgelendirebilen | Değişir |